Magnify: Serkan Koç ile E-Ticaretin Geleceğine Yolculuk

Magnify: Serkan Koç ile E-Ticaretin Geleceğine Yolculuk

Merhaba, Magnify serimizde büyüme alanında cevabını duymak istediğiniz soruları uzmanlara soruyoruz. Bugünkü konuğumuz, e-ticaret denince akla ilk gelen isimlerden biri olan, yaklaşık 30 yıldır Türkiye'nin en büyük şirketlerinin her kademesinde görev yapmış Serkan Koç, hoş geldin Serkan, hoş bulduk. Vakit kaybetmeden en çok merak ettiğiniz soruyla başlamak istiyorum. Hazır ticaret platformlarını kullanan markalar olduğu gibi, kendilerine ait alt yapıları olan markalar da var ancak hazır e-ticaret yapıları kullanan markalar süreçlerde sürtüşmeler yaşıyor. Birçoğu yıllar geçtikçe bu platformları değiştiriyor. Altyapıda çok fazla değişiklik yaptılar. Son bir yıldır shoppyfa'ya geçişle ilgili çok şey duyuyoruz. Bu bağlamda e-ticaret tarafında karar vericilerin hangi faktörleri göz önünde bulundurması gerektiğini düşünüyorsunuz? Sürdürülebilirlik bu değişimlerde özellikle önem kazanıyor. Özellikle kendi sitelerini yapanların kiminle ve hangi ajansla çalıştıkları çok kritik bir hal alıyor. Çünkü çalıştığınız ajans sizi aniden terk edebilir veya sürdürülebilirliği bazı sebeplerden dolayı sekteye uğrayabilir. Dolayısıyla tekrar çok iyi sonuçlar elde etmek mümkün olmuyor. Bunu toparlamak lazım. Eğer bu işin sürdürülebilirliğini sağlayacak teknik bir kadronuz yoksa hazır çözümler daha cazip hale geliyor. Elbette hazır çözümler de çeşitleniyor. Çünkü hazır çözümlerde değişiklik yapma imkânı çok çok kritik. SEO için yapabileceğiniz değişiklikler özellikle optimizasyon aşamasında olup burada linklerin yetenekleri ön plana çıkmaktadır. Bunun için bu çalışmanın bir danışman aracılığıyla yapılmasının en doğru yol olacağını düşünüyorum. Burada aslında kendi sitelerinde sorun yaşayan markalar çoğunlukla pazaryerlerini tercih ediyor. Oradaki ciro ihtiyacını karşılamak için veya başka sebeplerden dolayı aslında burada pazar yerleriyle ilgili biraz soru işareti var. Yakın dönemde bir de pandemi yaşadık, sonrasında markaların pazaryerlerine girmesiyle birlikte komisyonların artması, kargo bedellerinin artması, rekabetin çok üst seviyelere gelmesiyle birlikte yavaş yavaş pazaryerlerinden çıkan markaları duymaya başladık. Bu durumda markaların strateji olarak nasıl hareket etmesini önerirsiniz? Konuştuğunuz kişilere 2,000. Saat sekizde yemek yedik, sanırım bir çalışma vardı. Amazon Amerika için yapıldı. Amazon'da görünme yüzdeniz maksimum %16'dır. Yani en iyi fiyatı veya en iyi içeriği siz verseniz de sonunda %16 görünürlük elde edebiliyorsunuz. Dolayısıyla rekabet ortamında mutlaka kendi kanalınızı beslemeniz veya farklı kanallardaki influencer kanallarınızı desteklemeniz gerekiyor. Eğer sadece pazaryerine bağlı kalırsanız bu sefer pazaryerinin komisyon oranları ve yaptıkları bazı kampanya şartları ile %100 karşı karşıya kalırsınız ve hacim tamamen oraya bağlıdır. Oradaki rekabet, rakip markanızın bu sefer daha iyi bir kampanyaya sahip olmasıdır. Bu nedenle her firmaya başlangıçta kendi kanallarını kurmasını tavsiye ediyorum ama sonrasında kesinlikle kendi kanallarını kurabilirler. Nike bu konuda en iyisini yaptı. Nike 2. 10-XNUMX'un sonunda Aralık ayında Amazon'dan çıkma kararı alınca, e-ticaret cirosu bir anda fırladı. Tabi ki böyle bir durum var, Nike e-ticaretten başarılı bir iş çıkarmış. 2010 yılında göreve başlayan şirket, daha sonra sektörde iyi işler yapmış bir Genel Müdür'ü bünyesine kattı. Bu durum e-ticaretin odağındaydı ve ne yazık ki şirket diğer af çiftliklerini iptal etti ve departman blinds ile olan anlaşmalarını iptal ederek onları kendi e-ticaret sitelerine yönlendirdi. Bu durum ne yazık ki onları rencide etti ve çok fazla kayıp yaşamalarına sebep oldu. Dengeyi korumanız gerekiyor. Hem fiziksel kanalı, hem online kanalı, hem de tüm e-ticaret online satış noktalarını dengeli bir şekilde yönetmeniz gerekiyor ki, bunlardan birinde sorun çıktığında diğer tarafta bir çıkış yolu bulabilsin. Nike aslında şirketleri dengeleyen, hep ya hep ya hiç mantığıyla hareket etmeyen bir global marka ama Türkiye'de pazardan çıkmak çok kolay değil. Çünkü çok ciddi cirolar da yaşanıyor. Dışarı çıkmak isteyen bir marka. Nasıl yönetilir? Bu markanın en kısa sürede kendi platformuna geçebilecek kadar güçlü olması gerektiğini düşünüyor musunuz? Yine sektörden örnek vermek gerekirse, LC Waikiki, sanırım 34 sene önce çok fazla etkilenmemişti. Çünkü LC Waikiki çok iyi bir marka çalışması yapmıştı ve herkes zaten markasıyla bunu arıyordu. Markasıyla aranan bir ürünün e-ticarete çıkması, daha doğrusu marka playster satın alınmasına büyük katkı sağlamamaktadır. Ciroda azalma olmadığını söylüyorlar. Bunu yaptıktan sonra ama eğer o kadar marka gücünüz yoksa, dediğim gibi burayı çok dengeli bir şekilde işletmeniz lazım. Mark kader. Bırakmanın yanlış bir karar olduğunu düşünüyorum. Bana göre herhangi bir kanaldan çıkmak yanlış bir karardır. Çünkü kanallardan öğrendiğimiz çok şey var, dolayısıyla bir pazaryeri olduğunuzda rakiplerinizden öğrenirsiniz. Fiyat seviyelerini takip etme şansınız var ama bunu kendi kanalınızda yapmazsanız bağımlılık nedeniyle oradaki rekabetten çok etkilenirsiniz. Hiç kimseye pazara gitmesini tavsiye etmiyorum. Yurt dışındaki markalar stok yapmak için piyasa baskılarını çok kullanıyor. Yani en azından onun için Mart kompozisyonunda bir ayağınızın olması lazım ki bu nakit akışı için bile çok çok önemli mesela böyle bir dönemde, çok haklısınız. Bağlantılı bir soru, aslında dış pazarla ilgili mevcut ekonomik konjonktürde birçok markanın yurtdışı operasyonlarını da düşündüğü, bu yurtdışı operasyonlarında pazaryerlerinin ilk seçenek gibi göründüğünü düşünüyorum. Yurt dışı pazaryerlerinden mi başlıyorsunuz? Yurt dışında kendi web sitelerini mi kuruyorlar? Orada çözülmesi gerektiğini düşünüyorsunuz, mutlaka pazar yerleriyle ilgili bir adım atmanız gerekiyor. Orada da en zayıfı Trendyol, Arabistan'da çok yüksek bir görünürlük ve bilinirlik oluşturmuş durumda ve altyapısı da çok iyi. Tek tıkla tüm ürünlerinizi, tüm ürünlerinizi değil ama tabii ki yurtdışında izni olan ürünleri açabilirsiniz. Çok büyük avantaj sağlıyor. Kendi kanallarınızı yapmak oldukça maliyetli bir iştir. Orada olduğunun görünür olması gerekiyor. Tavsiyem, yurtdışına açılacak firmalara, eğer sadece e-ticaret firması değilse mutlaka fiziksel ile bir alt yapı kurmaları, böylece depo ve iade yönetimi işini çok daha kolaylaştıran bir yöntemdir. Bu yüzden fiziksel olarak da düşünüldüğünde onunla yurtdışına gitmeniz büyük avantaj. Mesela çok yakın bir zamanda, ebeveyn Londra'daki mağazalarda içki içiyordu. Şu anda çok fazla pesra ve avantajı gördüklerini söylüyorlar. Bir diğer süper soru da aslında biraz konjonktürle alakalı, birçok marka böyle dönemlerde çok fazla bütçe harcamadan veya aynı bütçeyi harcayarak daha fazla gelir elde etmeyi bekliyor ve çabalıyor. Burada da ilk kullanılan stratejiler genellikle organik trafik oluyor. Burada sizin kendi girişimleriniz var. Danışmanlık hizmeti verdiğiniz alanlar var. Bu tarafta, markaların üzerinde çalışmalarını özellikle tavsiye edeceğiniz bir şey var mı? Elbette ben varım. Ben buna inanmıyorum. Ben reklamcılığa pek inanmıyorum. Hele ki kötü konuya gelince ilk yaptığım şey reklam bütçesini kısmak ve içeriye para yatırmak oldu ve bu stratejide başarılı oldu. Çünkü reklamın genelde iyi retorikli ürünlere yapılması gerekirken, genelde para kaybettiren bir unsurdur. Çünkü sizi orada tutuyor çünkü biliyor ki siz google'daki kaş lirasından para kazanıyorsunuz ve ne kadar maliyet yaratırsa yaratsın, az çok az karla sizinle iş yapabilirsiniz. Uzun lafın kısası, içerik yönetimine, özellikle filtrelere önem verilmelidir. Dolu, dönüşümü çok artıran bir unsurdur. Eğer filtreleriniz eksikse, eksik filtre değerlerinizi doldurmalısınız. Şu anda bu bölgedeki hemen hemen tüm pazaryerlerine hizmet veriyoruz. Ayrıca tabii ki filtre yapılarımızın da çok iyi olması gerekiyor. Bunu arama hacimlerine göre gerçekleştirmek gerekiyor. Örneğin buna en yakın örnek, danışmanlığını yaptığımız bir firmanın kategori yapısında epelatör kelimesi var. Epilasyon aletinin ara macunu 14,000 TL iken, kıl alma aletinin ara maaşı 60,000 TL'dir. Bu nedenle kategorinin adı budur. Binlerce kıl alma beyiti şeklinde olması gerekiyor. Yine akıllı saatler içerisinde sim kartlı akıllı saat filtresi 44 bin adetlik bir arabaya sahip ancak günümüzde piyasada neredeyse hiç yok. Yani büyük pazaryerleri bile kullanmıyor. Dolayısıyla 44 bin lenling'i ve yaratılacak hacmi kaçırmış oldular. Aynı şekilde sim kartlı akıllı saatte reklam yayınlandığında da doğru sayfaya düşecek şekilde filtre oluşturmaları gerekiyor. Hepsi para. Kaybedenler ise reklam verenlere öncelik veren ve bu yeri kaçırdıkları için dönüşüm oranları düşük kalıp sürekli para harcayarak para harcamaya ve trafik getirmeye çalışan firmalardır. Tavsiye edeceğim en önemli 2 unsur bunlardır. Söylemeye gerek yok, küçümsenen içerik sayfaları güçlendirecektir, çarpıcı içerik ise olmazsa olmazdır. Bir sonraki sorum eya ile ilgiliydi ama içerik konusundayken araya bir soru sıkıştıracağım, son birkaç yıldır içerik tarafında en çok tartışılan şey içerik üretimi. Daha önce bu programa uğramanızı rica etmiştik, fikrinizi almak istiyorum. Çok fazla marka ea ile içerik oluşturuyor ve bunları kendi platformlarına ekliyor ve bunun SEO üzerinde olumlu veya olumsuz sonuçları oluyor. Burada sizin düşünceniz nedir, uygulanması gerektiğini düşündüğünüz strateji nedir? Burada tecrübeniz var. Maalesef hızlı hareket etmekten endişe ediyoruz. com eğer içeride ürettiysek. 1,200 ürün için EA ile ürün açıklamaları üretmiştik, Mart güncellemesinde çöktük. Yani kelime sayımız yarı yarıya azaldı. İşte o kadar kötü kaza yaptık. Bu yüzden hiçbir şekilde tavsiye etmiyorum. Şu anda Eği isimli bir girişim var ve yüksek oranda yatırım almış durumda. Pazarda yükselip alçalacaklar ve Google bunu kendi tarafında geliştirecek ya da satın alacak, birini kullanacak ve cezalandıracak. Bu şekilde yapılan içerikler, o an piyasada bulunan içeriklerin özeti niteliğinde olduğundan, yanlış bir içerik yanlış sonuca yol açmaktadır. Çöp girerse çöp çıkar, dolayısıyla içerik kalitesi düşer doğrudur. Gidip cezalandıracak, sonra da cezalandırmaya gidecek. Google gibi yarın bir arama motoru çıksa onu da cezalandıracaklar. İçerik olarak mutlaka cezalandırılacaklarına ve zarar göreceklerine inanıyorum. O halde içerikten çok eğitimin önemli olduğunu düşünüyorsunuz. Çok fazla, özellikle e-ticaret tarafında. Altyapılar ve yapılar daha çok ifs için kullanılıyordu, bunların bir kısmı stok yönetiminde veri analitiğinde de kullanılıyordu. Ancak son zamanlarda özellikle Amazon'un nüfus cüzdanını piyasaya sürmesiyle birlikte alışveriş asistanları çokça konuşulmaya başlandı. Siz de arabuluculuğun kurucusu olduğunuzu düşünüyor musunuz? Peki, yayının alışveriş deneyimini veya ürün bulma deneyimini değiştirmeye katkısı ne olacak, nasıl bir aksiyon alacak? Şu anda çok sayıda iyi örnek var. Zaten istediğiniz elbiseyi yüklediğinizde, elbisenin resmini yüklediğinizde benzerleri çıkıyor. Eğer çok yetenekliysek kendi sistemimizde resim tanıma ile de eşleşiyoruz. Başarısı çok çok yüksek. Dolayısıyla artık insanlar daha önce tanımladıkları bir ürünün benzerini veya bir arkadaşında veya ünlü bir kişide gördükleri bir ürünü yükleyerek kolayca geri dönüş alabilecekler. Artık e-ticaretten çok daha fazla Eyay ön planda. Gündemde yer alacak cephenin bir kelimesi var, tamamı değil, aslında uygulaması var. Tüm çalışanlar eya ile çeyrek üretiyor. Bir tost makinesi örneği var, tost makinesini koyuyor ve diyor ki, işte etrafında bir mutfak resmi var ve bunu bir videoya dönüştürüyor, gerçek mutfak resmediliyor ve videoya dönüştürülüyor. Yani bunu Noel'den önce kabakla yapıyor, ya da mevsimlik TE'den farklılaştırıyor. Bunun içeriği tamamen ea ve ile gerçekleşiyor. Bu, içerik üretim tarafında önemli bir güçtür. Birçok işte birçok stajyer ve çalışanın yaptığı işi dakikalar içerisinde ve yapay zeka ile çoğaltarak yapabilirsiniz. Bu çok büyük bir + getiriyor. Ayrıca bir de sohbet uygulaması mevcut. Chat uygulaması daha da akıllı hale geldi, nasıl bir elbise istediğinizi girdiğinizde karşınıza onun elbisesini koyuyor. Dediğim gibi çok artacak ve bu da dolaşımınızı en çok etkileyen faktörlerden biri olacak. Aslında biz şekerleme yapıyoruz. E-ticaretteki fiziksel mağaza deneyimini e-ticarete taşımaya çalışıyoruz. Dolayısıyla oradaki alışveriş asistanı herkesin isteyeceği, orada hizmet veren arkadaşımıza sorduğumuz soruları sorabileceğimiz ve sonuç alabileceğimiz bir eestan olacaktır. Kesinlikle. Az önce içerik ve videodan bahsettiğinize göre şu soru da şekillenebilir, içerik tarafında metin içerikten bahsediyoruz, görsel içerikten bahsediyoruz ama özellikle son birkaç yıldır ürün bazlı video içerik ve ürünlerle ilgileniyorsunuz. Asma gibi teknolojiler de ortaya çıktı. Bunların dönüşümü veya uygulanmasının faydasını artırdığına dair herhangi bir bulgunuz veya deneyiminiz oldu mu? Çok yakın bir zamanda yatırım amaçlı 360 video üreten bir firmayla görüştük. O yüzden çok iyi biliyorum. Yüzde 100 oranında artırır. Video ve 360 ​​derece görüntüleme sistemleriyle insanlar artık videoyla yaşıyor. Yani videodan ürünün video özelliklerini görmek istiyorlar. Aşağıda çok kısa bir şekilde okuyabilecekleri şeyleri siz okumayın, oradan yardım alın. O jenerasyon o yöne doğru gidiyor çünkü buna çok alışmış. Dolayısıyla bundan sonra tablo bile olmayabilir. Sanırım sadece video içerikli bilgilere ulaşacağız ve alışveriş kararımızı ona göre vereceğiz. Gerçekten resimlerin indirileceğini düşünüyorum. Bunun destekçisi aslında yapay zeka, yapay zeka zaten ünlü dediğinizde, 300 altmış dediğinizde, ondan bilgi üreterek, 360 derece özellikler eklediğinizde çok güzel bir içerik ortaya çıkarıyor. Geleceğin dünyasının ve içerik dünyasının bu olacağını düşünüyorum. Katıldığınız ve fikirlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim Serkan. Bugün Serkan Koç ile e-ticaretin büyümesi için önümüzdeki yıllarda neler beklediğimizi konuştuk. Yeni videolarımızdan haberdar olmak ve destek olmak istiyorsanız abone olmanız, beğenmeniz, yorum yapmanız veya paylaşmanız yeterli.


Switas'ın Görüldüğü Gibi

Magnify: Engin Yurtdakul ile Etkileyici Pazarlamanın Ölçeklendirilmesi

Microsoft Clarity Vaka İncelememize Göz Atın

Microsoft Clarity'yi, Switas gibi şirketlerin karşılaştığı zorlukları anlayan gerçek ürün geliştiriciler tarafından, pratik ve gerçek dünya kullanım senaryoları göz önünde bulundurularak geliştirilmiş bir ürün olarak öne çıkardık. Öfkeli tıklamaları ve JavaScript hata izleme gibi özellikler, kullanıcı hayal kırıklıklarını ve teknik sorunları belirlemede, kullanıcı deneyimini ve dönüşüm oranlarını doğrudan etkileyen hedefli iyileştirmeler sağlamada paha biçilmez olduğunu kanıtladı.